Muğla’nın Milas ilçesi sınırları içinde yer alan antik Iasos kenti, Ege kıyılarımızın gizli kalmış hazinelerinden biridir. İşte Iasos hakkında geniş bilgi:

Antik Iasos (Kıyıkışlacık)

Iasos (Yunanca: Ἰασός), Muğla ilinin Milas ilçesine bağlı Kıyıkışlacık Mahallesi sınırları içinde yer alan, tarihi binlerce yıl öncesine uzanan önemli bir antik liman kentidir. Güllük Körfezi’ne hakim küçük bir yarımada üzerinde (geçmişte bir adaydı ve sonradan dolguyla karaya bağlandı) kurulu olan kent, hem stratejik konumu hem de zengin tarihi ile dikkat çeker.

Konum:

Iasos, modern Milas ilçe merkezinin yaklaşık 25 kilometre güneyinde, Bodrum’a ise yaklaşık 30-40 kilometre mesafede bulunur. Kıyıkışlacık köyü ile iç içe geçmiş durumdadır. Bu konumu, onu hem Milas hem de Bodrum tarafından kolayca ulaşılabilir bir destinasyon yapar.

Tarihçe:

  1. Efsanevi Kuruluş ve İlk Yerleşim: Antik kaynaklar (özellikle Strabon), Iasos’un Argos’tan gelenler tarafından Miken Dönemi veya hemen sonrasında kurulduğunu yazar. Ancak bölgedeki arkeolojik bulgular, özellikle Tepecik Höyüğü’nde yapılan kazılar, MÖ 3. bine (Erken Tunç Çağı’na) kadar giden çok daha eski bir yerleşimin varlığını göstermiştir. Bu höyük, Iasos’un kesintisiz yerleşim tarihinin en eski katmanlarını barındırır. Miken ve Geometrik dönemlere ait izler de bulunmuştur.

  2. Arkaik ve Klasik Dönem: Kent, başlangıçta Karya’nın bir parçasıydı. Pers hakimiyetine girdi, ardından Delos Birliği’ne katılarak Atina’nın müttefiki oldu. Bu dönemde bir liman kenti olarak ticarette aktif rol oynadı.

  3. Hellenistik Dönem: Büyük İskender’in fetihleri sonrası Hellenistik krallıkların egemenliği altına girdi. Bu dönemde surlar, tiyatro ve agora gibi önemli yapılar inşa edildi veya yenilendi. Kentin imarı ve kültürel yaşamı gelişti.

  4. Roma Dönemi: Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine giren Iasos, “özgür şehir” statüsü kazanarak parlak bir dönem yaşadı. Özellikle MS 1. ve 2. yüzyıllarda zenginleşti. Roma hamamları, villalar, tapınaklar ve mozaikler bu dönemin izleridir. Kent, özellikle balıkçılığı ile ünlenmiştir.

  5. Bizans Dönemi: Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun bir parçası oldu. Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte bazilikalar inşa edildi. Ancak depremler ve Arap akınları kentin zamanla küçülmesine ve önemini yitirmesine neden oldu.

  6. Türk Beylikleri ve Osmanlı Dönemi: Bölgeye Türk beyliklerinin gelmesiyle Iasos’un antik önemi tamamen azaldı. Osmanlı döneminde küçük bir köy olarak varlığını sürdürdü.

Ekonomi ve Önemi:

Iasos’un antik dünyadaki en önemli gelir kaynağı ve ününün kaynağı balıkçılık, özellikle de ton balığı avcılığı idi. Antik yazarlar, Iasos’un balık pazarının ve avladıkları ton balıklarının kalitesinden övgüyle bahsederler. Şehrin balıkçılıkla olan bu güçlü bağı, sikkelerine balık figürleri basmalarından da anlaşılır. Limanı sayesinde önemli bir ticaret merkezi de olmuştur.

Arkeolojik Kazılar:

Iasos’ta ilk arkeolojik araştırmalar 19. yüzyılda başlamış, ancak sistemli kazılar 1960’larda İtalyan Arkeoloji Okulu (Scuola Archeologica Italiana di Atene) tarafından Dinu Adamesteanu başkanlığında başlatılmıştır. Kazılar günümüzde de devam etmekte olup, kentin farklı dönemlerine ait yapıları ortaya çıkarmıştır.

Görülebilecek Yapılar ve Alanlar:

Iasos Antik Kenti, oldukça geniş bir alana yayılmıştır ve birçok farklı döneme ait yapıyı barındırır:

  1. Agora ve Bouleuterion (Meclis Binası): Kenti kalbinde yer alan agora, ticaretin ve sosyal yaşamın merkeziydi. Kuzeyinde, oldukça iyi korunmuş durumdaki Bouleuterion (Meclis Binası) bulunur. Yarım daire şeklindeki oturma sıraları ve mihrap kısmı görülebilir. Şehir meclisinin toplandığı yerdir.
  2. Tiyatro: Kentin yamacına yaslanmış olan tiyatro, Helenistik dönemde inşa edilmiş, Roma döneminde değişikliklere uğramıştır. Sahne binası ve oturma sıralarının bir kısmı ayaktadır. Tiyatrodan körfezin manzarası büyüleyicidir.
  3. Apollo Tapınağı: Agoranın kuzeyinde yer alan tapınağın temelleri ve bazı mimari parçaları görülebilir. Kentin ana tanrılarından biri olan Apollo’ya adanmıştı.
  4. Roma Hamamları ve Villalar: Kentte Roma dönemine ait iyi korunmuş hamam yapıları ve mozaikli zeminlere sahip zengin evlerin kalıntıları bulunur. Bu yapılar, kentin Roma dönemindeki refahını gösterir.
  5. Balık Pazarı (Agora Piscatoria): Kentin balıkçılık ününe yakışır şekilde, agoraya yakın bir yerde balık satışının yapıldığı özel bir alanın (belki de agora içinde) kalıntıları olduğu düşünülmektedir.
  6. Şehir Surları: Kentin çevresini saran surların özellikle liman girişine yakın kısımları oldukça belirgindir. Helenistik ve Roma dönemlerinde yenilenmiştir.
  7. Nekropol (Mezarlık Alanı): Antik kentin dışında, karaya bağlandığı bölgede yer alan nekropolde farklı tiplerde mezar yapıları görülebilir. Lahitler ve kaya mezarları bulunur.
  8. Bazilika: Bizans dönemine ait bu büyük kilise yapısı, Hristiyanlığın kentteki varlığını gösterir.
  9. Tepecik Höyüğü: Antik kentin girişine yakın bu höyük, Iasos’un tarih öncesi dönemlerine ait buluntuları barındırır. Maalesef henüz ziyarete açık değildir.
  10. Müze: Antik kent içinde, eski bir yapı restore edilerek küçük bir müze oluşturulmuştur. Kazılarda çıkan önemli eserler burada sergilenir.

Günümüzde Iasos:

Günümüzde Iasos Antik Kenti, Kıyıkışlacık köyü ile iç içe geçmiş durumdadır. Köyün sokaklarında gezerken, evlerin bahçelerinde veya kenarlarında antik duvar parçalarına, sütun tamburlarına rastlamak mümkündür. Bu durum, geçmişin ve günümüzün ilginç bir harmanını sunar.

Iasos, Efes veya Bergama gibi çok büyük ve popüler bir site olmasa da, hem tarihi katmanlarının zenginliği hem de Ege’nin sakin ve güzel doğasıyla birleşen atmosferi sayesinde ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunar. Kazıların hala devam ediyor olması, gelecekte daha nice sırrının ortaya çıkacağı anlamına gelir.

Tarihi, arkeolojiyi ve doğayı sevenler için Iasos, kesinlikle keşfedilmesi gereken bir yerdir. Sakin limanı, antik tiyatrosundan görünen manzarası ve taşlarının fısıldadığı binlerce yıllık hikayeleriyle Iasos, ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.

 

Tüm Hakları Saklıdır… Designed and Developed by Penci Design