Leleglerin İzinde Saklı Bir Define

Bodrum Yarımadası’nın kalbinde, modern yapılaşmadan uzakta, çam ormanlarıyla çevrili tepelerin ardında saklı bir hazine yatar: Pedasa Antik Kenti. Burası, Bodrum’un bilinen turistik yüzünün ötesinde, binlerce yıl öncesine, yarımadanın en eski sakinleri olarak bilinen Leleglerin dünyasına bir yolculuk vaat eder. Eğer sakin bir doğa yürüyüşü eşliğinde tarihin derinliklerine inmek isterseniz, Pedasa Antik Kenti size unutulmaz bir deneyim sunacaktır.

Leleglerin Mirası: Binlerce Yıllık Bir Geçmiş

Pedasa’nın tarihi, M.Ö. 12. yüzyıla kadar uzanır ve burası Bodrum Yarımadası’ndaki sekiz önemli Leleg yerleşiminden günümüze en iyi ulaşanıdır. Antik kaynaklarda Karların atası olarak gösterilen Lelegler, korsanlık gibi tehditlere karşı korunmak amacıyla yerleşimlerini genellikle kıyıdan uzak, ulaşılması güç tepeler üzerine kurmuşlardır. Pedasa da bu stratejik tercihin en önemli örneklerinden biridir.

Ünlü tarihçi Herodotos’un “Halikarnassos’un ötesinde kıyıdan içeride oturuyorlardı” diyerek bahsettiği Pedasa, M.Ö. 6. ve 5. yüzyıllarda bölgenin askeri ve ticari açıdan önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Hatta Perslere karşı direnen tek Karya kenti olmasıyla da tarihi kayıtlarda yer almıştır. Kent, Geç Tunç Çağı’ndan Bizans Dönemi’ne kadar kesintisiz bir yerleşim alanı olmuştur.

Mimari Özellikler: Taşların Sessiz Dili

Pedasa Antik Kenti’nin en belirgin mimari özelliği, Leleglere özgü “kuru duvar” tekniğiyle, yani harçsız, sadece üst üste yığılmış büyük taş bloklarla inşa edilmiş anıtsal surları ve yapılarıdır. Kentin kalıntıları geniş bir alana yayılmıştır ve başlıca bölümleri şunlardır:

  • Akropol (Yukarı Kale): Kentin en yüksek noktasında yer alan akropol, hem savunma hem de yönetim merkeziydi. Buradaki surlar oldukça sağlam durumdadır, özellikle doğu bölümü dikkat çekicidir. Akropol içinde konutlar, bir megaron yapısı ve kontrol kulelerinin kalıntıları görülebilir.
  • Athena Kutsal Alanı: Kentin batısında yer alan bu kutsal alan, Pedasa’nın dini yaşamında önemli bir yere sahipti. Burada bulunan bir heykel kaidesi üzerindeki yazıtta Athena Pedasis’e adanmış olduğu anlaşılmıştır. Yapılan kazılar, buranın sadece bir tapınak değil, daha çok ritüellerin gerçekleştirildiği bir kült alanı olduğunu düşündürmektedir. M.Ö. 7. yüzyıla ait buluntular, alanın ne kadar eski bir kült geçmişine sahip olduğunu gösterir.
  • Karakol Binası: Athena Kutsal Alanı’nın yakınında bulunan bu kule yapısı, kente giriş ve çıkışları kontrol etmek amacıyla stratejik bir noktaya inşa edilmiştir.
  • Nekropol Alanları: Akropolün eteklerinden başlayıp Konacık’ın alt tepelerine kadar yayılan mezarlık alanlarıdır. Burada Leleglere özgü, kümbetleri andıran, kuru duvar tekniğiyle yapılmış kubbeli mezarlar (tümülüsler) ve platform mezarları bulunur. Bu mezarlar, Leleglerin inançları ve gelenekleri hakkında önemli bilgiler sunar.
  • Tarımsal Alanlar ve Çiftlik Evleri: Kentin çevresinde, Leleglerin toprağa bağlı yaşam biçimini gösteren tarım terasları, sarnıçlar ve kırsal yapılar ile çiftlik evlerinin kalıntıları izlenebilir. Bu kalıntılar, kentin sadece askeri ve dini değil, aynı zamanda tarımsal bir merkez olduğunu da gösterir.

Pedasa Bugün: Kazılar, Restorasyon ve Saklı Bir Cennet

Modern yerleşimden nispeten uzak kalması ve yapımında kullanılan güçlü yerel taş işçiliği sayesinde Pedasa, diğer birçok antik kente göre daha az yıpranmıştır. 2007 yılından bu yana Prof. Dr. Adnan Diler bilimsel danışmanlığında burada sistematik arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları yürütülmektedir. Kale, akropoldeki gözetleme kulesi gibi önemli yapılar restore edilmiş, sur duvarları için projeler hazırlanmıştır. Bu çalışmalar, Leleg kültürünü tanıtmayı ve bölgeyi kültür turizmine kazandırmayı hedeflemektedir.

Bugün Pedasa’yı ziyaret etmek, doğanın içinde bir yürüyüşle başlar. Konacık Mahallesi’nden tabelaları takip ederek ulaşabileceğiniz antik kent girişine kadar araçla gidebilir, sonrasında ise kalıntılara ulaşmak için çam ağaçları ve yabani otlar arasından patikaları takip etmeniz gerekir. Bu yaklaşık 1 km’lik yürüyüş, sizi adım adım tarihin içine çeker.

Ören yerinin kendisi geniş bir alana yayılmıştır. Gezerken sur kalıntılarını, kuleleri, ev temellerini, mezarları ve kutsal alanın izlerini göreceksiniz. Özellikle akropolden görünen manzara büyüleyicidir; Bodrum’un modern yerleşiminden, masmavi Ege Denizi’ne kadar geniş bir perspektif sunar.

Ziyaretiniz İçin İpuçları:

  • Ulaşım: Bodrum merkezden Konacık’a gelerek tabelaları takip edebilirsiniz. Araçla belirli bir yere kadar gidilebilir, sonrasında yürüyüş gereklidir.
  • Hazırlık: Pedasa engebeli ve patika yollara sahip olduğu için rahat ve sağlam yürüyüş ayakkabıları giymek şarttır. Özellikle sıcak aylarda yanınıza yeterli su, şapka ve güneş kremi almayı unutmayın, çünkü ören yerinde tesis bulunmamaktadır.
  • En İyi Ziyaret Zamanı: Sabah erken saatler veya gün batımına yakın zamanlar, hem sıcaktan kaçınmak hem de ışığın güzelliği eşliğinde manzarayı izlemek için idealdir.
  • Giriş: Genellikle ücretsizdir, ancak güncel durumu gitmeden önce teyit etmek faydalı olabilir.
  • Deneyim: Burası kalabalıktan uzak, sakin ve huzurlu bir keşif noktasıdır. Tarihi ve doğayı bir arada sevenler için mükemmeldir.

Pedasa Antik Kenti, Bodrum’un sadece eğlence ve denizden ibaret olmadığını, aynı zamanda köklü bir tarihin ve gizemli bir uygarlığın izlerini taşıdığını kanıtlayan özel bir yerdir. Leleglerin sessiz tanıklarını keşfetmek için Pedasa’ya bir yolculuk planlayın.

Tüm Hakları Saklıdır… Designed and Developed by Penci Design